<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Kadir Erkan</title>
	<atom:link href="http://www.kadirerkan.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadirerkan.com</link>
	<description></description>
	<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 22:32:51 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Pump it (Televizyon Makinası Özel)</title>
		<link>http://www.kadirerkan.com/blog/251</link>
		<comments>http://www.kadirerkan.com/blog/251#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Sep 2009 00:00:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Erkan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>

		<category><![CDATA[pump it]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadirerkan.com/?p=251</guid>
		<description><![CDATA[
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><embed src="http://www.vidivodo.com/VideoPlayerShare.swf?u=BFZAQ1tPHw==" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" bgcolor="#090909" width="480" height="360" allowScriptAccess="always" allowfullscreen="true" ></embed></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadirerkan.com/blog/251/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>17 Ağustos 1999</title>
		<link>http://www.kadirerkan.com/blog/224</link>
		<comments>http://www.kadirerkan.com/blog/224#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2009 20:00:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Erkan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadirerkan.com/?p=224</guid>
		<description><![CDATA[
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><embed src="http://www.vidivodo.com/VideoPlayerShare.swf?u=BFdNS1pGXhI=" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" bgcolor="#090909" width="480" height="360" allowScriptAccess="always" allowfullscreen="true" ></embed></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadirerkan.com/blog/224/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Önemli Olan Rus Güzelliği</title>
		<link>http://www.kadirerkan.com/blog/84</link>
		<comments>http://www.kadirerkan.com/blog/84#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Aug 2009 18:00:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Erkan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<category><![CDATA[russian]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadirerkan.com/?p=84</guid>
		<description><![CDATA[
Bir zamanlar ruh güzelliği saçmalığını ciddiye alıp savunurdum. Tabiki o zamanlar çocuktuk ve her söylenene inanıyorduk. Ancak bu harf oyunundan zamanla bir ikilem yaratılmış gibi.
Bazı erkekler, ruh güzelliği arayışında fazla ısrarlı olup, kendi ruhsal dengesini bozabiliyorlar. Çoğunlukla aradığı bayanın kendisini bulacağına inanır. Tesadüfen biri onu bulur. Ancak ne acıdırki bu erkeklerle birlikte olanların çoğu ruhsal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.kadirerkan.com/wp-content/themes/i3theme-1-7-classic/images/kadirerkan/russiangirl.jpg" alt="Russian Girl" hspace="0" vspace="0" align="right" /></p>
<p>Bir zamanlar ruh güzelliği saçmalığını ciddiye alıp savunurdum. Tabiki o zamanlar çocuktuk ve her söylenene inanıyorduk. Ancak bu harf oyunundan zamanla bir ikilem yaratılmış gibi.<br />
Bazı erkekler, ruh güzelliği arayışında fazla ısrarlı olup, kendi ruhsal dengesini bozabiliyorlar. Çoğunlukla aradığı bayanın kendisini bulacağına inanır. Tesadüfen biri onu bulur. Ancak ne acıdırki bu erkeklerle birlikte olanların çoğu ruhsal çöküntüde olan bayanlardır. Bu erkekler için <em>“Önemli Olan Ruh Güzelliği”</em> dir. Kimbilir belki bu ruhani saçmalığı, çirkin ördek yavrusu denilen kızlar çıkarmış olabilir.<br />
Bazı erkekler ise sadece bedensel açlıkları nedeniyle, oldukça güzel ve seksi bayanlarla, ismini bile bilmeye gerek duymadan tek gecelik aşklar yaşarlar. Bu erkekler içinse <em>“Önemli Olan Rus Güzelliği”</em> dir. Ancak pek umursamazlar. Hangi ülkeden olursa olsun, önemli olan bayan olmasıdır. Çünkü onu elde etmek için herhangi bir engel yoktur. Aşk hayatı tabiki bu iki örnek üzerinde gelişmiyor. Fakat iş hayatında da buna benzer bir kural söz konusu. Örneğin, iş ilanlarında &#8220;<em><a class="whatis" href="http://tr.wiktionary.org/wiki/prezentabl">Prezentabl</a> eleman aranıyor</em>&#8221; diye bir tanım vardır. Yani istediğiniz kadar iyi, yetenekli v.b özellikleriniz olsun, dış görünüşünüz daha önemlidir. Çünkü sizi tanımayan biri ilk intibayı konuşmadan önce sadece dış görünüşünüze göre değerlendirir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadirerkan.com/blog/84/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Maxat Farklılashma Chabası</title>
		<link>http://www.kadirerkan.com/blog/76</link>
		<comments>http://www.kadirerkan.com/blog/76#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2009 03:41:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Erkan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<category><![CDATA[Turkish]]></category>

		<category><![CDATA[web]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadirerkan.com/?p=76</guid>
		<description><![CDATA[Bir zamanlar İngilizce kelimelerin bulunduğu reklam panolarına karşı sert bir tepki vardı. Hatta bu uygulamaya da konulmuştu. Ne yazık ki “değişmeyen tek şey, değişimin kendisiydi”. Günümüzde ise durum çok daha vahim. Özellikle İnternet ortamında da “dağdan indim şehre” manzaraları yaşanmakta. Daha Türkçeyi zor konuşan kişiler İngilizce konuşma çabasında. İşin tuhafı İngilizce olarak ta hiçbir şey [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir zamanlar İngilizce kelimelerin bulunduğu reklam panolarına karşı sert bir tepki vardı. Hatta bu uygulamaya da konulmuştu. Ne yazık ki “değişmeyen tek şey, değişimin kendisiydi”. Günümüzde ise durum çok daha vahim. Özellikle İnternet ortamında da “dağdan indim şehre” manzaraları yaşanmakta. Daha Türkçeyi zor konuşan kişiler İngilizce konuşma çabasında. İşin tuhafı İngilizce olarak ta hiçbir şey anlaşılmamakta. (<em><strong>Örn:</strong>Yüxel bu photoda choq cool chıqmıshın,Türkçesi=Yüksel bu fotoğrafta çok havalı çıkmışsın</em>). Büyük ihtimalle kendilerini İngilizce konuşuyor gibi hissediyorlar. Belki de girmek istedikleri ortam da bu tarz konuştukları için kendilerini mecbur hissediyorlar. Hiçbir zaman kendi olmayı becerememiş insanlar, başkaları olmakta çok başarılılar tabiki. Bu son zamanlarda bu insanların giyim tarzıyla da belli oluyor zaten. İnternette bir kısmı, internet dışında ise bu tip insanlar “tiki” olarak anılmakta. Bunlar yetmezmiş gibi, televizyonda çoğumuz fark etmişizdir. Bazı kelimelerin İngilizcesini öylesine benimsemişiz ki (<em><strong>Örn:</strong> Absurd-Saçma</em>) duyduğumuzda hiçte yabancı gelmiyor. Ancak diğer bir taraftan da Türkçeye yeni kelimeler katılmakta gibi. Geçenlerde iki ayrı kanalda izlerken dikkatimi çekti. Program sunucusu, programın e-posta adresini sunarken (@) işaretinin okunuşu “et” iken buna “güzel a” dedi.  İlk başlarda bu telaffuz bana çok itici geldi. Ayrıca bu alfabetik bir harf olmadığından, neden Türkçeye çevriliyordu? Birçok açıdan neden çevrildiğini düşündüm. Hatta orijinal ismine saygısızlık olarak bile düşündüm. Ancak internette biraz inceledikten sonra anladım ki, gelişmiş ülkelerde de bu uygulanıyormuş (<em><strong>Örn:</strong> İspanyollar, Portekizliler “arroba”, Fransızlar “arobase”, Amerikalılar, İngilizler “at sign”, Almanlar “at zeiczhen”, Japonlar ise “atto maak” diyorlar</em>). Bazı kaynaklarda “<a class="whatis" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/@">Kuyruklu A</a>” da deniliyor. Gelişmiş ülkeler buna önem veriyor. Çünkü bir ülkenin dilinin o ülkenin milli benliği olduğunu biliyorlar.</p>
<blockquote><p>Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler<br /> başka milletlere yem olurlar.</p>
<p style="text-align: right;"><strong>Mustafa Kemal Atatürk</strong></p>
</blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadirerkan.com/blog/76/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Para, para, para</title>
		<link>http://www.kadirerkan.com/blog/60</link>
		<comments>http://www.kadirerkan.com/blog/60#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2009 18:30:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Erkan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<category><![CDATA[para]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadirerkan.com/?p=60</guid>
		<description><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.kadirerkan.com/wp-content/themes/i3theme-1-7-classic/images/kadirerkan/liralar.gif" alt="Türk Lirası" hspace="0" /></p>

Paralarımızdan ilk önce 6 sıfır atıldı. Büyük umutlarla diğer ülkelere karşı paramızın değeri artar diye bekledik. Ancak beklenen olmayınca “B Planı” uygulandı ve YTL, TL oldu.  Evet güzel oldu. Belki geç bile kalındı. Ama 2 banknotta bazı detaylar biraz düşündürücü.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.kadirerkan.com/wp-content/themes/i3theme-1-7-classic/images/kadirerkan/liralar.gif" alt="Türk Lirası" hspace="0" /></p>
<p>Paralarımızdan ilk önce 6 sıfır atıldı. Büyük umutlarla diğer ülkelere karşı paramızın değeri artar diye bekledik. Ancak beklenen olmayınca “B Planı” uygulandı ve YTL, TL oldu.  Evet güzel oldu. Belki geç bile kalındı. Ama 3 banknotta bazı detaylar biraz düşündürücü.<br />
<span id="more-60"></span><br />
<strong>200 TL</strong><br />
Türk dili uzmanları “İKİYÜZ” ibaresinde imla hatası olduğunu, “<em>Sayıların her rakamını ve basamağını gösteren sözcük ayrı yazılır</em>” kuralına aykırı olduğunu söylüyorlar. Dil Eleştirmeni Necmiye Alpay hatayı, “<em>Bitişik yazılması gerekmeyen durumlardan birisi</em>” diyerek değerlendirdi. Alpay, “<em>Bazı durumlarda bitişik yazılması gerekiyor. Örneğin, parayla ilgili belgelerde, çeklerde bitişik yazılıyor. Araya harf veya rakam konulmasın diye. Onun dışında bütün durumlarda ayrı yazılıyor. Yeni banknotta bitişik yazılması gerekmiyor. Çünkü bu banknotlarda araya bir harf konulması söz konusu değil. Bu bir hatadır. Ancak anlam değişmediği için çok da vahim değildir</em>” dedi.  Merkez bankası, hata yapılmadığını, daha önce çıkarılan 500 TL’de de “BEŞYÜZ” ibaresinin bitişik yazıldığını açıkladı. Ayrıca biraz araştırıldığında 500 TL’nin 2.Emisyon(1939)  - 3.Emisyon(1946) – 5.Emisyon(1953) – 6.Emisyon(1971) – 7.Emisyon(1983)  banknotlarında da bitişik olarak yazıldığını <a class="whatis" href="http://www.finhat.com/finhat/menu5/emstum.html" target="_blank">buradan</a> görebilirsiniz.</p>
<p><strong>50 TL</strong><br />
Fransızca ve Arapça dersleri alan, matematik, hukuk, Arap tarihi ve felsefesi ve ayrıca İslam felsefesi üzerine eğitim gören Türk edebiyatının ilk kadın yazarı Fatma Aliye Hanim (1862-1936). Ne ilginçtir ki 1877 yılında yazılan <a class="whatis" href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=440342&amp;sa=39732400" target="_blank">Aşk-ı Vatan</a> ilk roman olarak Zafer Hanım’ın yazdığı tek roman olması dolayısıyla kabul edilmemiş. Ama Fatma Aliye’nin bu romandan 14 sene sonra yazdığı bir roman ve sonrasında 5 romanı olması dolayısıyla ilk kadın yazarımız olarak kabul edilmiş ( O zaman da şimdiki gibi liderin sözü geçiyormuş anlaşılan <img src='http://www.kadirerkan.com/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' /> ). Peki, bu entrika bir yana acaba gerçekten ilk Türk kadın yazar olduğu için mi paramızın arkasına basıldı?  Tabiiki hayır. Fatma Aliye Hanım 13 yaşında türbanı seçmiş ve yazılarının çoğunda Atatürk ilke ve inkılaplarına karşı çıkmış. Dönemindeki erkek egemenliğine karşı çıkabilen bir kadının Atatürk’ün ilke ve inkılaplarındaki aydınlığı görememesi enteresan. Osmanlı Devleti Saltanatının ortadan kaldırılmasını, alfabenin değiştirilmesini ve padişahın düşürülmesini hiçbir zaman kabul edememiş ve kendisini yaşadığı ülkeye yabancı hissetmiş. ( Bu tavır da günümüzden tanıdık bir tavır <img src='http://www.kadirerkan.com/wp-includes/images/smilies/icon_idea.gif' alt=':idea:' class='wp-smiley' />  ) Bir yazısında kadınların giyim tarzı hakkında “<em>İşte bu tuvaletin üzerine ziynetten ari ve bolca bir şey giyilir ve saçlar da bir başörtüsüyle örtülürse şeriata muvafık surette tesettür edilmiş olur.</em>” Kendisinin, bir Osmanlı paşası (Ahmet Cevdet Paşa) ’nın kızı olmasının bunda rolü var elbette. Ayrıca evden kaçıp Katolik rahibe olan bir kızın annesi olmakta kendisinin feminist yanından çok İslamcı yanının ağır basmasına etken olmuş olabilir.</p>
<p><strong>10 TL</strong></p>
<p>Matematik alanında Türkiye’nin <a class="whatis" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Albert_Einstein" target="_blank">Einstein</a>’ı denilebilecek bir kişi <a class="whatis" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Cahit_Arf" target="_blank">Ord.Prof.Dr. Cahit ARF</a> ( 1910-1997 ) ’ın yer almasının yanında elektronik ve yazılımla uğraşanlara tanıdık gelecek <a class="whatis" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0kili_say%C4%B1lar" target="_blank">ikili ( binary ) sayı sistemi</a>nin yani “1” ve “0” sayılarının 10 TL’nin rakamsal ifadelerine gönderme  yapması da gayet hoş olmuş bence. Fakat bu banknottaki Atatürk portresine dikkat !&#8230; Atatürk&#8217;e badem bıyık ( <span class="postbody"><em>Daha çok muhafazakar eksenli zatların bıyığıdır. Üst dudak açıkta bırakılır, kenarlar inceltilir ve düzenli olarak bakımı yapılır, kısa tutulur</em>.</span>) yapılmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadirerkan.com/blog/60/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ayça Şen - Astronot</title>
		<link>http://www.kadirerkan.com/blog/46</link>
		<comments>http://www.kadirerkan.com/blog/46#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Feb 2009 18:00:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Erkan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>

		<category><![CDATA[Astronot]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadirerkan.com/?p=46</guid>
		<description><![CDATA[<ul>
	<li>Son Zamanlarda</li>
	<li>Kalpsizsin</li>
	<li>Aptal Gibi</li>
	<li>Oryantal</li>
	<li>Dönme Dolap</li>
	<li>Sabotaj (Harun Tekin ile)</li>
	<li>Erkek Sindrella</li>
	<li>Büyüdük</li>
	<li>Kelebek</li>
	<li>Astronot</li>
	<li>Budur</li>
</ul>
Bu arada ilk clip Oryantal’e çekilecekmiş.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.kadirerkan.com/wp-content/themes/i3theme-1-7-classic/images/kadirerkan/aycasen.gif" alt="Ayca Sen" hspace="0" vspace="0" align="left" /></p>
<p>Bir zamanlar <a class="whatis" href="http://www.radioeksen.com" target="_blank">Radyo Eksen</a>&#8216;de 17.00-19.00 arası iş dönüşü telefonumun radyosundan dinlerken kendimi tutamayıp kıkır kıkır güldüğüm ve diğer yolcuların beni deli zannetmesine aldırış etmeden keyifle dinlediğim kişi yani Ayça Şen ilk albümü Astronot ile hayranlarını yine şaşırttı. Şimdi hem ilk albümü hem de nasıl hayranları oluyor diye düşünenler olabilir. Gerçi Ayça Şen’i bilenler bilir ama bilmeyenler için dipnot; 1994-1997 yıllarında <a class="whatis" href="http://www.numberone.com.tr" target="_blank">Number One</a> Tv’de program yaptı. 1995-1997 yılları arasında <a class="whatis" href="http://www.yeniaktuel.com.tr" target="_blank">Aktüel Dergisi</a>nde yazılar yazdı. 2001 yılında oğlu, kendi tabiriyle Kaptan Memo doğdu. 2001-2002 arasında <a class="whatis" href="http://www.tempodergisi.com.tr" target="_blank">Tempo Dergisi</a>nde yazdı. 2003 yılından bu yana <a class="whatis" href="http://www.radikal.com.tr" target="_blank">Radikal</a> Cumartesi de yazıyor. 2006 yılında <a class="whatis" href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=102410&amp;sa=39755829" target="_blank">Saatçi Bayırı</a> isimli romanı yayımlandı. <a class="whatis" href="http://www.radion101.com" target="_blank">Radyo N101</a> ve Radyo Eksen’de Ayça Şen Başkan isimli programı sürdürdü. Şu sıralar <a class="whatis" href="http://www.virginradio.com" target="_blank">Virgin Radyo</a>’da 07.00-10.00 arası Ayça Şen Başkan Pusu isimli programı sürdürmekte… Albümün prodüktörlüğünü <a class="whatis" href="www.morveotesi.com" target="_blank">Mor ve Ötesi</a>’nin bas gitaristi Burak Güven, düzenlemesini ise <a class="whatis" href="http://www.grupvega.net" target="_blank">Vega</a> albümlerinde de emeği olan Serkan Hökenek üstlenmiş. Albümün tanıtım partisi Beyoğlu - <a class="whatis" href="http://www.thehallistanbul.com" target="_blank">The Hall</a>’de yapıldı. Ama ben gidemedim <img src='http://www.kadirerkan.com/wp-includes/images/smilies/icon_sad.gif' alt=':(' class='wp-smiley' /> . Albümü dinlerken Ayça Şen’in kendine özgü ses tonu ve samimi üslubu ile aynı yazılarında ve programlarında olayları mizahi anlattığı gibi şarkılarında da bunu hissetmek mümkün.  Albümdeki parçalar;</p>
<p><span id="more-46"></span></p>
<ul>
<li>Son Zamanlarda</li>
<li>Kalpsizsin</li>
<li>Aptal Gibi</li>
<li>Oryantal</li>
<li>Dönme Dolap</li>
<li>Sabotaj (Harun Tekin ile)</li>
<li>Erkek Sindrella</li>
<li>Büyüdük</li>
<li>Kelebek</li>
<li>Astronot</li>
<li>Budur</li>
</ul>
<p>Bu arada ilk clip Oryantal’e çekilecekmiş.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadirerkan.com/blog/46/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>In Keanu We Trust</title>
		<link>http://www.kadirerkan.com/blog/35</link>
		<comments>http://www.kadirerkan.com/blog/35#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2009 17:26:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Erkan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kadirerkan.byethost12.com/?p=35</guid>
		<description><![CDATA[
Hollywood filmlerinin genelinde, kimi zaman ironikte olsa hıristiyanlık propagandası yapılır. 1964 Beyrut, Lübnan doğumlu olan Keanu Reeves’ in oynadığı filmlerin çoğunda sanki bu tema ele alınıyor. Çünkü çoğunlukla seçilmiş kişi, kurtarıcı, kahraman karakterlerinde izliyoruz. Hollywood planlı veya plansız bir şekilde galiba Mesih’ ini yaratı. Bu filmlerden bazıları ;

Johnny Mnemonic
Speed (Hız Tuzağı)
The Devil’s Advocate (Şeytanın Avukatı)
The [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.kadirerkan.com/wp-content/themes/i3theme-1-7-classic/images/kadirerkan/keanu.jpg" alt="Keanu Reeves" hspace="0" vspace="0" align="right" /></p>
<p>Hollywood filmlerinin genelinde, kimi zaman ironikte olsa hıristiyanlık propagandası yapılır. 1964 Beyrut, Lübnan doğumlu olan Keanu Reeves’ in oynadığı filmlerin çoğunda sanki bu tema ele alınıyor. Çünkü çoğunlukla seçilmiş kişi, kurtarıcı, kahraman karakterlerinde izliyoruz. Hollywood planlı veya plansız bir şekilde galiba Mesih’ ini yaratı. Bu filmlerden bazıları ;</p>
<ul>
<li><a class="whatis" href="http://beyazperde.mynet.com/film/1104">Johnny Mnemonic</a></li>
<li><a class="whatis" href="http://beyazperde.mynet.com/film/1202">Speed (Hız Tuzağı)</a></li>
<li><a class="whatis" href="http://beyazperde.mynet.com/film/188">The Devil’s Advocate (Şeytanın Avukatı)</a></li>
<li><a class="whatis" href="http://beyazperde.mynet.com/film/446">The Matrix</a></li>
<li><a class="whatis" href="http://beyazperde.mynet.com/film/2040">Constantine</a></li>
<li><a class="whatis" href="http://beyazperde.mynet.com/film/4069">The Day the Earth Stood Still (Dünyanın Durduğu Gün)</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadirerkan.com/blog/35/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>TeknoSA KazıklamaSA</title>
		<link>http://www.kadirerkan.com/blog/15</link>
		<comments>http://www.kadirerkan.com/blog/15#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jan 2009 17:00:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Erkan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kadirerkan.byethost12.com/?p=15</guid>
		<description><![CDATA[<img align="left" src="http://www.kadirerkan.com/wp-content/themes/i3theme-1-7-classic/images/kadirerkan/teknosa.gif" alt="Exigolsun :)" hspace="0" vspace="0" />

(Olay 2006 da oldu ancak satış politikası hala devam etmekte.) Bilgisayarda işlerimin yoğun olduğu bir zamanda bir <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/USB_Bellek_Ayg%C4%B1t%C4%B1" target="_blank">Usb Flash</a> Belleğe ihtiyacım oldu. Ucuz ve düşük kapasiteli bir ürün işimi görürdü. İnternetten biraz incelediğimde Exigo marka 250mb o zaman ki fiyatı 30ytl olan ürünün TeknoSA da olduğunu öğrendim. Almak için TeknoSA İstanbul Kartal şubesine gittim. İşte kabus başlıyor… :( ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img align="left" src="http://www.kadirerkan.com/wp-content/themes/i3theme-1-7-classic/images/kadirerkan/teknosa.gif" alt="Exigolsun :)" hspace="0" vspace="0" /></p>
<p>(Olay 2006 da oldu ancak satış politikası hala devam etmekte.) Bilgisayarda işlerimin yoğun olduğu bir zamanda bir <a class="whatis" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/USB_Bellek_Ayg%C4%B1t%C4%B1" target="_blank">Usb Flash</a> Belleğe ihtiyacım oldu. Ucuz ve düşük kapasiteli bir ürün işimi görürdü. İnternetten biraz incelediğimde Exigo marka 250mb o zaman ki fiyatı 30ytl olan ürünün TeknoSA da olduğunu öğrendim. Almak için TeknoSA İstanbul Kartal şubesine gittim. İşte kabus başlıyor… <img src='http://www.kadirerkan.com/wp-includes/images/smilies/icon_sad.gif' alt=':(' class='wp-smiley' /><br />
<span id="more-15"></span><br />
İçeri girdiğimde içeride sadece kasadaki eleman vardı. Diğer elemanların bilinçsizce satış baskılarından yırttığıma sevinerek ürünü alıp kasaya yürüdüm. 100ytl den başka para olmadığı için parayı uzattım. “Bozuk yok muydu ?” sorusuna “maalesef ” dedim. Bozduracağını umarak beklerken “Bozduramaz mısın ?” dedi. Hem benimle arkadaşıymış gibi senli benli konuşması hem de parayı bozdurmayı benden beklemesine sinirlenerek “Alışveriş yapmamı istemiyor musunuz ?” dedim. Mahalledeki bakkal bile 1ytl için bozuyor yeri geldiğinde. Bunun üzerine ne düşündüyse arka odadaki yemek yiyen arkadaşlarından ayarladı. İçeride neden hiç personel yoktu ben hala anlamamıştım. Neyse o günün akşamı ürünü denedim ve Usb <a class="whatis" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Donan%C4%B1m_s%C3%BCr%C3%BCc%C3%BCs%C3%BC" target="_blank">driver</a> yazılımsız bir flash bellek olduğu için çalışmadı. Ertesi gün gidip olanları anlattım. Ancak prosedürlerine göre kullanıcı hatası olabilirmiş. Değişim veya para iadesi için arıza tespitinin yetkili servis tarafından yapılması gerekiyormuş ve bunun içinde form doldurmamı istediler. Bende olayın kullanıcı hatasıyla alakası olmadığını Usb driver yazılımından kaynaklandığını anlattım ama kime anlatıyorum. Neyse formu doldurmuş bulundum. Form 15 gün içerisinde sonuçlanıp beni arayacaklarmış. Aklıma bir kuşku daha düştü ve bu formun ne zaman karşı tarafın eline geçeceği ve o süre zarfında zaten TeknoSA nın geri iade süresi dolmuş olacaktı. Üzerinden 3 sene geçti ve hala aramadılar <img src='http://www.kadirerkan.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> Bu yanlışın sadece bu şubeye ait bir şey olduğunu düşünüyordum. Fakat internette TeknoSA mağduru kişiler o kadar çoğunluktaki hatta bunun için <a class="whatis" href="http://teknosamagdurlari.blogspot.com/" target="_blank">TeknoSA Mağdurları</a> adında bir blog sayfası bile oluşturulmuş. Tavsiyem siz siz olun TeknoSA dan alışveriş yaparken 3 defa düşünün. Sattıkları ürün hakkında yetersiz bilgiye sahip personel mi, bozuk ürünün yetkili servisin insiyatifine kalması mı yoksa devamlı müşteriler için bir sistem oluşturulmayışı mı. Tercih sizin&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadirerkan.com/blog/15/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Cep To Popcorn</title>
		<link>http://www.kadirerkan.com/blog/1</link>
		<comments>http://www.kadirerkan.com/blog/1#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Jan 2009 18:20:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir Erkan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Mobil]]></category>

		<category><![CDATA[popcorn]]></category>

		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kadirerkan.byethost12.com/?p=1</guid>
		<description><![CDATA[
&#8220;Teknoloji birgün sonumuzu getirecek !..&#8221; diyenlerin özellikle izlemesi gereken bir video.  Ayrıca sigara ve alkole yasak getirmekle uğraşanlar. Peki bu cep telefonları ne kadar sağlıklı ? Mısırı yağ ve ocak kullanmadan patlatma dışında.  Bir zamanlar mikrodalga fırınlar bunu yaptığında şaşırırdık. Sadece cep telefonuda değil parayı bastıran istediği yere baz istasyonu koydurabiliyor bu ülkede. Geçen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><embed src="http://www.vidivodo.com/VideoPlayerShare.swf?u=BFRBR1pAXhI=" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" bgcolor="#090909" width="480" height="360" allowScriptAccess="always" allowfullscreen="true" ></embed></p>
<p>&#8220;Teknoloji birgün sonumuzu getirecek !..&#8221; diyenlerin özellikle izlemesi gereken bir video.  Ayrıca sigara ve alkole yasak getirmekle uğraşanlar. Peki bu cep telefonları ne kadar sağlıklı ? Mısırı yağ ve ocak kullanmadan patlatma dışında. <img src='http://www.kadirerkan.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> Bir zamanlar mikrodalga fırınlar bunu yaptığında şaşırırdık. Sadece cep telefonuda değil parayı bastıran istediği yere baz istasyonu koydurabiliyor bu ülkede. Geçen sene üst mahallede caminin minaresine takmışlardı. Bu sene de aşağı mahallede bir bahçeye kondurmuşlar. Yakında burnumuzun dibine de bir tane getirirler. Bu cihazlar test edilirken insanları düşündüklerini hiç sanmıyorum. Bir gün o mısırlar gibi patlarsak  o zaman belki önlem alırlar&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadirerkan.com/blog/1/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
